Saz fiyatları,Saz,Elektro saz,Bağlama,Saz bağlama,Bağlama fiyatları,Bağlama nota yerleri,Uzun sap bağlama,Kısa sap bağlama,Bağlama akor,Bağlama akord,Bağlama çalma
1 sene önce bakkalgrup tarafından yazıldı, kez görüntülendi ve 6 yorum yapıldı.

Bağlamanın Yapımı

Bağlamanın Yapımı

Türkiye’de Bağlama Yapımının Tarihçesi

Ülkemizde 1980 başından itibaren yoğun bir talep ve buna bağlı olarak da üretim görebiliriz. Bu talep artışı dolayısıyla bağlama yapımında farklı tekniklerin de denenmesi gerektiği görülmüştür. 1980′li yıllara kadar bağlamalar sadece oyma teknelerden ibaretti. Bu dönemde meydana gelen talep, daha süratli ve hesaplı bağlama yapımını ön plana çıkarmıştır.

Oyma tekneler çoğunlukla dut ağacının oyulmasıyla ve eski yöntemler kullanılarak yani insan emeğiyle yapılmaktaydı. Bu yöntem oldukça zor olmasının yanında çok sayıda üretime de imkan tanımıyordu. Bu vesileyle söz konusu zamanda yaprak (dilim) tekne yapımı denenmeye başlandı ve hızla yaygınlaşmaya başladı. Bu şekilde bağlama yapım sürecinde yeni bir dönem girilmiş oldu. Yaprak tekneler belli ölçülerdeki ağaç parçalarının ısı yardımıyla bükülerek ve tutkal yardımıyla birbirine yapıştırılmasıyla oluşan az bir süre içerisinde imal edilebilen pratik ve hesaplı bir seçenek olarak bağlama ustalarının ve icracılarının hizmetine sunulmuş oldu. Talep o kadar arttı ki o dönemde yaprak tekneleri üreten yani sadece yaprak tekne imal eden fakat bağlama üretmeyen ustalar oluşmaya başladı. Böylece yeni de bir sektör oluşmuş oldu. Bundan dolayı bağlama ustaları da daha fazla çalgı yapabilme başlamış oldu. Yüksek talep miktarını karşılayabilmenin başka bir yolu malesef yoktu zira bu talebi oyma tekneli bağlama ile karşılamak mümkün olmazdı. Bağlama ustaları uzun zaman yaprak tekneli bağlama yapım şeklini kullanmıştır ve geliştirmişlerdir. Bu nedenle bir süre sonra oyma tekneli bağlama imalatı neredeyse unutulmuş ve de talep edilmez olmuştur. Günümüzde de bağlama üretiminin büyük bir kısmı yaprak tekneli bağlamaya endeksli olarak devam etmektedir. Fakat yaprak tekneler uzun zaman önemli pay sahibi olsa da birçok olumsuz yanı da maalesef göz ardı edilemez.

Yaprak tekneler yirmi üç veya yirmi beş tane parçanın tutkal yardımıyla bir araya getirilmesiyle meydana gelmektedir. Bu nedenle çok sağlıklı şartlarda üretilmiş olsa da uzun ömürlü ve kalıcı enstrümanların üretiminde kullanılması sağlıklı ve mantıklı bir yaklaşım olmaz.

Yaprak tekneli bağlama imalatında polyester cila kullanmak neredeyse zorunlu bir hale getirmiştir. Fakat polyester cila genel itibariyle çalgı imalatında kullanılması son derece yanlış bir malzemedir. Sınırlı kullanımı dışında polyester cila saz yapımında çok kullanılmamalıdır. Lakin polyester cila kullanılmadan imal edilen yaprak tekneli bağlamalar ise kısa sürede bozulmaya başlar yani yaprak bağlamayı sağlıklı tutan polyester ciladır. Bu durum da hem bağlama üreticilerini hem de bağlama kullanan sanatkarları kısır bir döngü içerisine hapseder.

Bu olumsuz teknik unsurlar zaman içinde bağlamanın ses rengini de önemli ölçüde etkilemeye başlamıştır ve bağlama kullanıcıları da bu sıkıntılarını imalat ustalarına iletmeye başlamışlardır. Bu unsurlar meydana gelmeye başlayınca da yeni formüller aramak kaçınılmaz olmuştur. Oyma tekneli saz yapımı ilk zamanlar genellikle dut, kestane ve gürgen ağaçları ile sınırlı olarak devam etmekteydi. Lakin bu ağaçları aşırı şekilde tüketmek veya sadece saz imale etmek için ağaçları yok etmek hayli gereksiz bir alışkanlıktı. Bağlamanın en iyi dut ağacından olacağı kanısı çok yaygın ve bir o kadar da gerçeği yansıtmayan bir inanıştı. Bu inanış gereği birçok ağaç maalesef gereksiz yere tüketildi. Örneğin; maun, kosipo, kelebek ve en de da çınar ağacından imal edilmiş oyma tekneli sazlar oldukça estetik, uzun ömürlü ve de sesi güzel enstrümanlar olmuşlar.

 Bağlamada Denge ve Oranlar

Müzik aletlerinin de her nesne gibi parça ve bütünsel olarak bir denge oluşturması beklenir. Fiziksel açıdan dengeli ve uyumlu bir müzik aleti, dolayısıyla dengeli ve uyumlu bir ses verir. Dengeli ses kulağa daha hoş gelirken, dengesiz aletin çıkaracağı sesler kulağı tırmalar. Ne kadar güzel malzemeden yapmış olursak olalım, bağlamanın formları arasında bir dengesizlik varsa; kaliteli ses almak mümkün olmaz. Bu durumda harcanan emeğe de kullanılan malzemeye de yazık etmiş oluruz. Enstrüman yapımının gelişim süreci, bugüne kadar pek de bilimsel olmayan metodlarla süregeldiği için Anadolu’da birçok usta, daha kaliteli ses elde etmek için deneme yanılma yolu ile değişik arayışlara girmiş, kendine göre değişik form ve kalıplar kullana gelmiştir. Kimi teknenin armudumsu görüntüsünde daha şişik bir form verirken (Form enini arttırırken), kimi tekneye uygun sap bağlamamış; daha uzun ya da daha kısa sap takarak daha farklı ses almaya çalışmıştır. Bu arayışlar, bağlamanın gelişimine birçok katkı sunmuştur; fakat halen eski usüllerde ısrar etmenin pek de anlamı yoktur. Bilimsel olarak oran ve ölçüleri tarif edilmiş, fiziksel ve matematiksel bağıntılarla izah edilebilen, bağlama formlarının seçimi ve yapımında ısrar etmek, doğru sonuçlar almada etkilidir.

Bağlamalarda Oran Hesaplamaları

Bağlamaların ebatları standart ölçülerde olmasına karşın; herhangi bir özel sipariş ve isteğe göre bağlama yapılmak istendiğinde, ergonomik (Eşyanın insan ölçülerine uyumu) ve ortopedik ( Eşyanın insan biçimine, formuna uyumu) hususları da göz önünde bulundurarak,

yukarıda üç görünüş ölçekli şemada verilen oranlara bağlı kalarak istediğimiz bağlamayı yapabiliriz. Bağlama ve bağlama ailesinin bütün sazlarında ölçüler değişse de aynı oranlar geçerli olurken aşağıdaki tabloda görüleceği üzere kısa saplı bağlamanın oranları farklılık gösterir.

Yukarıdaki şema dikkatli incelendiğinde bağlamanın tekne derinliği ve genişliğinin, boyunun 3/5 ‘i kadar olduğu, aynı tekne boyunun 4/5’i (Eşik yeri hariç kısmı) tel boyunun 3/8’ini oluşturmaktadır. Kısa saplı bağlamalarda, tekne boyunun sap boyuna eşit olduğuna dikkat ediniz.

Şimdi form boyu; yani tekne boyu 41,5 cm olan bir bağlamanın diğer ölçülerini birlikte çıkaralım.

Form boyu = 5/5 = 41,5 cm  1/5 = 8,25 cm (Eşik yeri ve birim ölçü)

Form eni = 3/5 = 3x 8,25 = 24,75 cm

Form Derinliği = 3/5 = 3x 8,25 = 24,75 cm

Sap dibi- eşik yeri = 4/5 = 3 / 8 = 33 cm => 1/8 = 33/3 = 11 cm (birim ölçü)

Sap boyu = 5/8 = 5x 11 = 55 cm

Tel boyu = 8/8 = 8 x 11 = 88 cm

Bağlamada Altın Oran

Bir cismin ölçüleri arasında beğenilir bir bağıntının olmasına oran-orantı denir. Altın oran ise bu bağıntının en ideal kabul edilen biçimidir. Doğada birçok durumda bulunan bu oran, aynı zamanda estetik bir denge oluşturur. Altın oran mısır piramitlerinden, birçok ünlü ressam ve heykeltıraşın eserlerine kadar mimari ve sanat alanında çokça kullanılmış bir bağıntıdır.

Eski Romada ünlü mimar Vitruvio: ‘Bir doğru parçasının eşit olmayan iki parçaya güzel oranla bölünebilmesi için küçük parçanın büyük parçaya oranının, büyük parçanın iki parçanın toplamının oranına eşit olmasıgerekir’ demiştir. Yani altın oranda bir diktörtgenin kısa kenarı1 olursa, boyunun 1.618 olması gerekir. Ya da uzun kenarı1 olursa kısa kenarı0,618 olması gerekir. Aralarında altın orana çok yakın bağıntılar bulunan sayılar da vardır ki sanat alanında bunlara altın sayılar denir. 1,2,3,5,8,13,21,34,55,89,144 …… gibi art arda gelen iki sayının toplamı şeklinde sonsuza kadar gider. Sayılardan bir dikdörtgen yapılacaksa ilk sayıkısa kenarınıdiğeri uzun kenarını verir.

Not: 34-55-89 altın sayılarının, bağlama oranlarının hesaplanmasındaki rakamlara (Form boyu-sap boyu-tel boyu) yakınlığına dikkat ediniz.

 

Sazın adı Form boyu Form Eni ve Derinliği Sap Boyu Tel Boyu
Meydan Sazı 52,5 cm 31,5 cm 70 cm 112 cm
Divan Sazı 49 cm 29,4 cm 65 cm 104 cm
Bağlama 42 cm 25 cm 55 cm 88 cm
Tambura 38 cm 22,8 cm 50 cm 80 cm
Bağlama Curası 26,5 cm 15,5 cm 35 cm 56 cm
Tambura Curası 22,5 cm 13,5 cm 30 cm 48 cm

 Bağlamada Perde Ayarları

Standart Bağlama Ailesi Sazlarının Perde Aralıklarıve Başeşiğe Olan Mesafeleri:

Perde Meydan Sazı Divan Sazı Bağlama Tambura Bağlama Curası Tambura Curası
Sıra No Tel Boyu: 112 cm Tel Boyu: 104 cm Tel Boyu: 88 cm Tel Boyu: 80 cm Tel Boyu: 56 cm Tel Boyu: 48 cm
0–la 0 0 0 0 0 0
1 6,24 cm 5,79 cm 4,90 cm 4,46 cm 3,12 cm 2,76 cm
2–si 12,11 cm 11,23 cm 9,50 cm 8,64 cm 6,07 cm 5,20 cm
3—do 17,50 cm 16,25 cm 13,75 cm 12,50 cm 8,75 cm 7,50 cm
4 22,96 cm 21,32 cm 18,04 cm 16,40 cm 11,48 cm 9,84 cm
5—re 28 cm 26 cm 22 cm 20 cm 14 cm 12 cm
6 32,59 cm 30,26 cm 25,61 cm 23,28 cm 16,30 cm 13,90 cm
7–mi 37,33 cm 34,67 cm 29,33 cm 26,67 cm 18,67 cm 16 cm
8—fa 41,13 cm 38,19 cm 32,32 cm 29,38 cm 20,57 cm 17,60 cm
9 45,14 cm 41,91 cm 35,46 cm 32,24 cm 22,56 cm 19,30 cm
10-sol 49 cm 45,50 cm 38,50 cm 35 cm 24,50 cm 21 cm
11 52,42 cm 48,67 cm 41,18 cm 37,44 cm 26,21 cm 22,40 cm
12–la 56 cm 52 cm 44 cm 40 cm 28 cm 24 cm
13 59,12 cm 54,90 cm 46,25 cm 42,23 cm 29,56 cm 25,30 cm
14–si 62,06 cm 57,62 cm 48,75 cm 44,32 cm 31,04 cm 26,60 cm
15-do 64,75 cm 60,13 cm 50,88 cm 46,25 cm 32,38 cm 27,70 cm
16 67,48 cm 62,66 cm 53,02 cm 48,20 cm 33,74 cm 28,90 cm
17-re 70 cm 65 cm 55 cm 50 cm 35 cm 30 cm

Bağlamada perde ayarları yukarıdaki tabloya göre başeşikten başlanarak yapılır. Proje çiziminde sap üzerindeki perde hizaları bu mesafeye göre belirlenir. Ölçüler santimetre olarak verilmiştir.

MALZEME SEÇİMİNİN ÖNEMİ

Bağlama yapımında kullanılan ağaç malzemeler ile diğer malzeme ve aksesuarlar (Tutkal, vernik, tel burgu vb.) enstrümanın ses kalitesini birinci derecede etkileyen en önemli etkenlerdir. Bir bağlamanın yapımında ne kadar bilimsel metod, kaliteli işçilik uygulansa da kulanılan malzeme iyi değilse o enstrümandan güzel bir ses almak mümkün olmaz. Bir bağlama yapımcısının el becerisi, el ustalığından önce, ahşap malzemeyi iyi tanıması, hangi malzemeden nasıl bir ses alacağını önceden anlayabilecek, hissedebilecek bilgi ve bilinçte olması gerekir. Yaptığı bağlamadan en iyi sesi alabilmesi için hangi tür ve kalitede tel takması, burgu kullanması, hangi verniğin sesi ne kadar etkileyeceğini iyi bilmesi gerekir.

Kısaca iyi bir bağlama yapabilmenin ön koşulu iyi malzemeyi seçebilmektir. Bu da bilginin yanı sıra, tecrübe gerektirir.

 Ahşap Teknolojisi

Ensrüman yapımında kullanılacak ağaçların sıhhatli olması çok önemlidir. Bunun için ağaçların yetiştikleri bölgeyi, bölgenin nem durumunu, sulak mı yoksa kurak bir alanda mı yetiştiğini iyi bilmek gerekir. Aynı bölgede yetişen ama biri dağın kuzey yamacında, diğeri güney yamacında yetişen iki ağaçla, yine seyrek ormanlık alanda daha çok güneş alan bir ortamda büyüyen ağaçla, sık ormanlık alanda az ya da kısmi güneş alan bir ağacın tekstür (Lif – doku görünümü, renk, desen vb.) yapısı farklılıklar gösterir.

Ağacın daha çok güneşalan güney kısmı, rezonansı en yüksek kesimdir. Ses iletimi eniyi bu kısımlardan alınır (Eğer ağacın çatlak, budak, lif kıvrıklığıgibi kusurları yoksa…). Bir ağaçta enstrüman yapımı için uygunluk aranırken sırasıyla şu durumlar gözden geçirilir:

 

1 Ağaç hastalıklımı?

2 Ağaç budaklımı? (Gizli budak olabilir)

3 Ağaçta çatlaklar var mı?

4 Lif kıvrıklığı var mı? (Lifleri düzgün, eşit aralıklı mı?)

5 Ağaç nemli mi?

6 Kullanacağımız kısıma uygun sertlikte mi?

7 Ağacın mukavemeti iyi mi?

8 Tekstür görünümü iyi mi? (Pare görünümü güzel mi?)

9 Yıllık halka yapısıiyi mi? (Dar ve belirgin halkalı mı?)

10 Ağacın işlenmesi kolay mı? (Rahat kesim yapılabilir mi?)

11 Ağaç doğal yöntemle kurutulmuş mu? (En az 5 yıl imal ortamında mı?)

12 Ağaç iyi tutkal ve vernik kabul eder mi?

 

Tekrar hatırlatmakta yarar vardır ki ağacı elimize alarak bu sorulara cevap verebilecek konuma gelmek, biraz zaman ve tecrübe isteyen bir durumdur. Ağaç bir yılda, ilkbaharda ve sonbaharda olmak üzere iki yıllık halka yapar. Bu halkalardan herhangi birini sayarak ağacın yaşını tespit edebiliriz. İlkbahar halkası, açık renkli geniş yapıda, kışhalkası ise az güneş aldığıiçin koyu renkli ve ince yapıdadır. Her ağacın yıllık halka yapısı burada anlatıldığı kadar belirgin ve düzgün hatlardan oluşmayabilir. Enstürman yapımı için yıllık halka yapısı belirgin ağaçlar tercih edilmelidir.

Ahşap malzeme doğal ve suni olmak üzere iki değişik yöntemle kurutulur. Suni kurutma yöntemleri ağacın doğal görünümüne kötü etki yapar. Doğal kurutma yöntemleri ile kurutulmuş ağaçlardan yapılan bağlamanın ses kalitesinin daha iyi olduğu görülmüştür. Suni kurutma yöntemleri, kurutma fırınlarında hızlı ve yoğun su atan ağacın doku ve tekstür yapısında olumsuz izler bırakmakta, bu durum da ağacın ses iletim kalitesini olumsuz etkilemektedir. Bağlamanın sap, burgu kısmında kullanılacak ağaçların suni yöntemle kurutulmuş olmasında herhangi bir sakınca yoktur.

Bağlama Yapımında Kullanılan Ağaçlar

Bağlamanın tüm kısımlarında aynı ağaç türü kullanılmaz. Zira bağlamanın sapı için sert ve mukavemeti yüksek ağaç lazımken (Gürgen-kelebek), teknesi için, kolay bükülebilen, yapışma kabiliyeti yüksek, sert ve orta sertlikte ağaçlar lazımdır (Ardıç, ceviz, maun vb.).

Yine göğüs için lif yapısı düzgün damarlı, yumuşak ağaçlar tercih edilirken (Ladin,köknar), burgu için daha sert ağaçlara ihtiyaç duyulmaktadır (Abanoz, pelesenk, erik vb.).

Görüldüğü üzere bağlama yapımı için ağaçları tanıtmak gerekirse her kısım için ayrı başlıklar halinde açıklama gerekir.

Bağlama yapımına en uygun ağaç çeşidi konusunda fazla bilimsel çalışma bulunmamakla birlikte, bu konuda bağlama yapım ustalarının yılların birikiminden gelmiş tecrübeleri sap, gövde, göğüs ve burgularda hangi ağacın kullanılması gerektiği konusunda belirgin eğilimler oluşturmuştur.

Tekne Yapımında Kullanılan Ağaçlar

Bağlama yapımında ‘En iyi tekne dut’tan olur’ sözü, eski oyma sazlar için söylendiğinden, dilimli tekneler için bunu söylemek fazla iddialı olur. Saz yapım ustalarının tekne yapımında kullanılan ağaçlar husunda, fazlaca uzlaştıkları söylenemez; ama genellikle özgül ağırlığı, bükülme kabiliyeti ve yapışma kabiliyeti fazla, sert ve orta sert ağaçların sıklıkla tercih edildiğini belirtmek gerekir. Bu ağaçlardan bazılarışunlardır:

Ardıç: Kızıl renk gurubu ağaçlardandır. Yıllık halkaları çok belirgindir. Çok az reçinelidir. Damarları canlıdır. Kuzey yarımkürede ve Kuzey Amerika’da yetişir. Ülkemizde de benzer çeşitleri yüksek yerlerde az da olsa bulunur. Hafif, dayanıklı, güzel kokulu bir ağaçtır. Esnek bir yapısı vardır. Kolay işlenir. Bu özelliklerinden dolayı tekne yapımında tercih edilen ağaçlar arasında ilk sırada gelir.

Kestane: Kuzey Afrika ve Akdeniz civarlarında yetişir. Anadolu’da da bulunur. Sarı kahverengi bir ağaçtır. Orta ağırlıkta, yumuşak ve dayanıklı bir ağaçtır. Kolay işlenir, uzun lifli ve bükülgendir. Tanen kokuludur. İşlendiğinde parlak bir görünümü vardır.

Ihlamur: Ülkemizde Karadeniz bölgesinde sıkça rastlanır. Beyazımsı sarı ve kırmızımsı sarı renkte olur. Yıllık halkaları belirsizdir. hafif ağaçlardandır. Yumuşak olan ıhlamur ağacının çiçeğini andıran kokusu vardır. İşlenmesi kolaydır. İşlenince parlak ve düzgün bir yüzey görünümü verir.

Ceviz: Karadeniz bölgesinde toplu olarak, diğer yörelerimizde dağınık olarak bulunur. Kahverengi, gri kahve renklerindedir. Hafif veya orta ağırlıktadır. Orta sertliktedir. Tanenli bir ağaçtır. Yaş olarak işlenirse asit kokusu verir. Tekstür yapısından dolayı tercih edilir.

Maun: Sıcak iklim ağacıdır. Tropikal bölgelerde yetişir. Kızıl renklidir. Ağır ve dayanıklı bir ağaçtır. Az çalışır. Karışık elyaflı olduğundan zor işlenir. Yaşken yumuşak olan maun kurudukça sertleşir.

Venge: Siyah koyu renkli ithal bir ağaçtır. Ülkemizde yetişmez. Ağır ve sert bir ağaçtır. Koyu kahverengi renktedir. Mekanik direnci fazla dayanıklı bir ağaçtır. Güzel renginden dolayı son zamanlarda bağlama teknesinde sıkça kullanılmaya başlanmıştır.

Ses Tablasında (Göğüs, Kapak, Döş) Kullanılan Ağaçlar

Ses tablası bağlamanın ses kalitesindeki en önemli unsurdur. Hatta bazı usta yapımcılara göre bağlamanın teknesini hangi ağaçtan yaparsanız yapın, tekneye uyumlu, iyi bir göğüs takarsanız, bağlamadan iyi ses alırsınız. Tekne yapımı konusunda farklı tercihleri olan bağlama yapım ustalarının, bağlamanın ses tablosunda ladin ağacının en ideal ağaç olduğu yönünde hemfikir oldukları görülür.

Ladin: Genellikle yüksek yerlerde yetiştiğinden halk arasında doruk olarak bilinir. Türkiye’de saz yapımına en uygun ladin ağacının, Kanada ladini ile Artvin’in Borçka ladini olduğu söylenir. İğne yapraklı bir ağaç olup, çok çabuk büyür. Güneşe fazla ihtiyaç duymaz. Sarı renkte gözeneksiz bir ağaçtır. Hafif bir ağaçtır. Nemli ortamda fazla çalışır ve çatlar. Reçine kokuludur. Çok yumuşak bir ağaçtır. Düzgün elyaflı olduğu için kolay işlenir.

Köknar: Türkiye’de Karadeniz, Kazdağları ve Toroslar’da yetişir.Ağaç yeni kesildiğinde ekşi bir kokusu vardır. Kuruyunca kaybolur. Yumuşak bir ağaç olmasına rağmen özellikle budakları perdah işleminde güçlük çıkarır ve zor işlenir. Diğer çam cinslerine göre daha esnek ve bükülgendir.

Sedir: Toroslar’da yetişen türüne Anadolu’da katran çamıdenir. Bol güneşli yüksek bölgelerde yetişir. Kızıl renklidir. İğne yapraklı bir ağaçtır. Yıllık halkalar dalgalı ve belirgindir. Reçine kanalları yoktur. Neme karşı oldukça dayanıklıdır. Hafif ve yumuşak bir ağaçtır. Kendine has bir kokusu vardır.

Sap Yapımında Kullanılan Ağaçlar

Bağlamanın sap kısmında, gerilim ve basınca dayanımlı, mukavemet gösterebilecek çok sert yapıda, özgül ağırlıkları fazla olan ağaçlar kullanılır. Yumuşak yapıdaki ağaçlar, sap kısmındaki ince tellerin yaratmış olduğu basınca dayanamaz, çatlar veya atar ( Sap ekseninden uzaklaşırlar.). Sap kısmında kullanılan ağaçların ses iletimini iyi veren ağaçlar olması beklenmez. Fazla ağır olmayan ( Eli ve sazı yormayan ) dayanıklı ağaçlar olması tercih edilmesi için yeterlidir. Ülkemizde bağlama sapında en sık kullanılan ağaç türleri şunlardır:

Akçaağaç (Kelebek ağacı) : Kuzey yarım kürede yetişir. Türkiye’nin hemen hemen her yerinde dağınık halde bulunur. Beyaz renklidir. Orta ağırlıkta, sıkıdokulu ve oldukça serttir. Az çalışır. Esnek yapılıdır. Sert yapısı işlenmesini zorlaştırmaz.

Akgürgen: Karadeniz ve Trakya sahillerinde bulunur. Sarımsı beyaz veya gri beyaz renktedir. Çok sert, ağır ve sıkı yapılı bir ağaçtır. Bükülmeye karşı dayanıklıdır. Zor yarılır. Çok çalışır ve çok çatlar. Zor işlenmesinden dolayı bağlama yapımcıları benzer özellikler taşıyan kirli beyaz renkteki gürgen ağacını daha çok tercih eder.

Maun: Sıcak iklim ağacıdır. Tropikal bölgelerde yetişir. Kızıl renklidir. Ağır ve dayanıklı bir ağaçtır. Az çalışır. Karışık elyaflı olduğundan zor işlenir. Yaşken yumuşak olan maun kurudukça sertleşir.

Erik: Ilıman bölgelerde yetişir. Türkiye’de hemen hemen her yerde tek tek bağ ve bahçelerde bulunur. Erik bir meyve ağacıdır. Endüstri kullanımına uygun yaygınlıkta bir ağaç değildir. Fakat özelliklerinden dolayı sap yapımında aranan bir ağaç türüdür. Ağır ve sert bir ağaçtır. Mekanik etkilere dayanıklıdır. Karışık elyaflı olduğu için işlenmesi zor bir ağaçtır.

Burgu Yapımında Kullanılan Ağaçlar

Bağlama sapının burgu kısmında, saptan daha sert ağaçlar tercih edilir. Çünkü çok küçük olan bu parçaların özellikle aşırı yüklenmelere karşı yeteri kadar sert yapıda olması beklenir. Gene lif yapısı, kesim yönü, burgu da önem arz eder. Burgu için ağaç seçerken, sap kısmında kullandığımız ağaçla uyumlu olmasına dikkat etmeliyiz. Birbirine yakın sertlikte ağaçlar, pek iyi sonuç vermez. Akort çok hassas bir konudur. Burgunun akort ayarıyapmak için çevrildiğinde, kolay çevrilmesi ve bırakıldığında akordu bozulmadan, gerilmelere karşı

dirençli olması beklenir. Burgunun gevşemeden ağaca tutunabilmesi için üzerindeki ağaçtan daha yumuşak ya da daha sert olması gerekir. Saptan daha yumuşak ağaçlar burgu için pek elverişli olmayacağına göre daha sert ve sık dokulu ağaçlardan seçilmesi en uygunudur.

Ülkemizde klavyeye takılan ahşap burgularda en çok pelesenk, abanoz gül gibi özgül ağırlığı fazla sert ağaçlar kullanılır. Bunların dışında plastik olanları da imal edilmiştir. Daha estetik durduğu için son kullanıcıların çok tercih etmesine karşın; bağlama yapım ustaları ahşap burgu kullanılmasını tavsiye etmektedir.

Abanoz: Tropikal bölgelerde yetişen bir ağaçtır. Siyah renklidir. Yıllık halkaları belirsizdir. Çok ağır sert ve sık dokulu bir ağaçtır. Rendelenen yüzeyi parlar ve kaygandır. Az esnektir. Mekanik etkilere karşı dirençlidir.

Pelesenk: Brezilya ve Güney Amerika’da yetişir. Tropikal bölgelerde yetişen bir kısım ağaçlara verilen genel addır. Kahverengi ağaçlardandır. Damar kesitte çok zengin damar süsleri vardır. Ağır bir ağaçtır. Çok çalışır bu yüzden masif olarak yeterince kurutulmadan kullanılmamalıdır. Zımpara yaparken çıkardığı tozlar, solunum yollarına zarar verir.

Gül ağacı: Gül ağacı dünyanın hemen her yerinde yetişir. Türkiye’de yetişen türlerinin fazla çapı olmadığından endüstride kullanılanları dışarıdan ithal edilir. İğne yapraklıdır. Kızıl renktedir. Ağır ve zor işlenen bir ağaç türüdür. Görünümü güzeldir. İyi vernik kabul eder.

TUTKAL

Herhangi iki parçayı birbirine eklemek suretiyle tek parça haline getirme işlemine tutkallama, bu iş için kullanılan gerece de tutkal denir. Aşağıda belirtilen terimler genel sıvı ve yapışkanlarla ilgili olmasına karşın özel olarak tutkalları tanımlarken de sıkça kullanılır.

Adezyon: Tutkal molekülleri ile ağaç molekülleri arasındaki çekme kuvvetine adezyon denir. ( Tutkalın ağacı çekme kuvveti)

Kohezyon: Tutkal moleküllerinin birbirini çekme kuvvetine adezyon denir. (Tutkalın, tutkalıçekme kuvveti)

Vizkosite: Tutkalın akışkanlık oranı( Katılık – sıvılık oranı)

Homojen: Tutkalın yüzeyin her noktasın da aynı miktarda dengeli ve eşit dağılımı.

Tutkal açık süresi: Tutkalın iş parçasına sürülmesinden sonra yapıştırıncaya kadar (Tutkalın özelliğinden bir şey kaybetmeden) geçen süre. İyi bir tutkalı, adezyon ve kohezyon kuvveti fazla, vizkosite ayarı iyi (Rahat sürülebilir kıvamda),(katı tutkallar için vizkosite ayarıpratik yapılabilen), ve yüzeyde homojen bir dağılım gösteren tutkal olarak tanımlayabiliriz. Ayrıca tutkalın iyi yapıştırması için su karışımının oldukça az olmasıve ağaç yüzeyinde renk değişiklikleri yapmıyor olması da tutkalın kalitesini gösterir.

Tutkal Çeşitleri

Tutkallar esas maddeleri itibariyle, hayvansal ya da bitkisel maddelerden yapılır. Esas maddelerine, sıcak – soğuk tatbik edilmelerine ve yapay-doğal olmalarına göre tasnif edilir.

Buna göre tutkallar:

Doğal tutkallar

Hayvansal tutkallar

Glüten tutkalı (Boncuk tutkal) Enstrüman yapımında kullanılır.

Kazaein tutkalı

Bitkisel tutkallar

Kontak tutkalı( Kauçuk tutkal- bally,patex v.b)

Yapay (suni) tutkallar

PVA tutkalı(Plastik tutkalı)

Üreformaldehit tutkalı(Kaurit tutkalı)

Melamin formaldehit tutkalı

Rezorsin formaldehit tutkalı(Deniz tutkalı)

Epoksit reçine tutkalı( Hızlısprey yapıştırıcılar )

Glüten Tutkalı

Eski bir tanımlama ile sıcak tutkal diye bilinir. Oysa glüten tutkalının soğuk kullanılanları da vardır. Glüten, hayvanların deri ve kemiklerinde bulunan yumurta akı benzeri bir maddenin adıdır. Piyasa da kemik tutkalıdiye de bilinir. Hepsi deriden yapılanı, hepsi kemikten yapılanı ve deri-kemik karışımı olanları vardır. En ideal olanı%30 deri,%70 kemik karışımlı glüten tutkalıdır. Üretim sırasında kullanılan asit iyi arındırılmazsa tutkal, tanenli ağaçlarda leke yapar (Meşe-kelebek). Bunun dışında leke yapmayan bir tutkaldır. Açık sarı(Bal renginde) ve koyu kahve renkte olur. Gülüten tutkalı kaliteli ve taze ise kokusu rahatsız edici değildir. Kalitesiz ve bayat tutkal fena kokar. Eskiden tabaka, parça ve toz halindeyken, şimdilerde piyasada en çok boncuk halde bulunur. Sandık ya da çuval içinde kilo ile satılır.

Sıcak tutkal oluşu, doğal yollarla elde edilişi, renk ve leke yapmamasıve ince yüzeylerde bile sağlam yapışması (Adezyonu güçlüdür.), enstrüman yapımlarında vazgeçilmez bir tutkal olmasını sağlamıştır. Ağaçişleri endüstirsinde kullanırlılığını büyük oranda yitirmesine karşın çalgıyapımında halen en tercih edilen tutkal türüdür. Gülüten tutkalın dışındaki diğer tutkalları(Plastik tutkal, deniz tutkalı,baly), doğal olmayan kimyevi yollarla elde edildikleri, iki ahşap arasında yalıtkan bir katman oluşturduğu ve ses iletimini engelledikleri için enstrüman yapımında kullanmak yanlıştır. Enstrüman yapımı için en ideal tutkal, sıcak olarak kullanılan, boncuk tutkal olarak bilinen glüten tutkalıdır.

Tutkalın Hazırlanışı

Glüten tutkalı, eskiden bakır kaplarda hazırlanırken, şimdilerde çinko, alüminyum ve çelik malzemeden, çaydanlık benzeri kaplarda piknik tüpü, ocak üzerinde hazırlanmaktadır.

Tutkal hazırlamada şu işlem sırası takip edilir:

1 Orta ölçekli çaydanlık takımının büyük olanına yarıya kadar su konarak ocak üstüne yerleştirilir. Ocak yakılır ve su ısıtılmaya başlanır.

2 Küçük olan (Demlik kabı) kaba ihtiyacımız kadar olan boncuk tutkal konarak, üst hizasını 2cm geçecek kadar soğuk su ilave edilir.

3 Tutkal dolu kap, su dolu kabın üstünde bekletilerek, tutkalın sıcak suyun buharı ile yavaşça erimesi sağlanır. Alt kabta su bittikçe soğuk su ilavesi, üst kapta su bittikçe (Tutkal yanmaya başlar ve rengi değişir.) alt kaptan sıcak su ilave yapılır.

4 Tutkal, ateş üstünde 50-60 C˚de 5-6 saat kadar bekledikten ve iyice kaynaştıktan sonra artık kullanmaya hazırdır. Tutkalı kaynatma işlemini durdurunuz; ama sürekli sıcak tutunuz ve sıcak olarak tatbik ediniz.

5 İşiniz bitince artan tutkal yeni ise ve birkaç gün içinde tekrar kullanacaksanız üzerini kapatarak muhafaza ediniz. Değilse fazla tutkalı dökerek tutkal kaplarınızı ve fırçanızı temizleyiniz.

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • Email
  • RSS
Yazar : bakkalgrup
Benzer Yazılar
Yorumlar
  1. asım kaynak diyor ki:

    1-verdiğiniz bilgiler için teşekkürler.
    2-perde aralıkları nasıl hesap ediliyor acaba,bu konudada bilgi verebilirseniz teşekkürler ederim.

    • bakkalgrup diyor ki:

      Merhaba Asım Bey,

      Bağlama üzerindeki her perdenin bir sese tekabül edebilmesi için bazı ince ayarlamalar yapılması gerekmektedir. Tabi bu ayarlamalar zamanla bozulabilir. Çünkü bağlama perdeleri hareket edebilen bir yapıya sahiptir.
      Bağlamalar üretilirken perde ayarları yapılmış olarak sunulmaktadır. Bu ayarlamalar da şu şekilde yapılmaktadır. Öncelikle bağlamanın boş telleri çekilmesi gereken seslere çekilir. Bundan sonra ise işin ustalık kısmı başlar. Bildiğiniz gibi farklı perdelerden aynı sesi ya da aynı sesin oktav sesleri alınabilmektedir. İşte bu ortak sesler sap üzerinde bulunarak perdeler yerleştirilir. Bu işlemi yapabilmek için ya iyi bir kulağa ihtiyaç vardır ya da tuner diye adlandırdığımız akort cihazlarına ihtiyaç vardır.

  2. oğuz diyor ki:

    merhaba ben bir bağlama almak isityorum da hazır alma istemiyorum el yapımı olsun istiyorum bunun için kimminle iletişime geçebilirim ya da tavsiye edebileceğiniz bi yer var mı

    • bakkalgrup diyor ki:

      Merhaba Oğuz Bey, el yapımı enstrümanlarımız bulunuyor. İsterseniz numaranızı bize gönderin, detaylı bilgi verelim.

  3. atike aslan diyor ki:

    merhaba…benim bağlamam var maun 39 tekne ama iki yerinde çatladı ağaç tutkalıyla yapıştırdım üzerine macun sürdüm zımparaladım boya yapmak istiyorum hangi boyaları tavsiye ediyorsunuz ?

    • bakkalgrup diyor ki:

      Merhaba,
      Bağlama yapımında kullanılan boyalar, bağlama polyester yapılacakken polyester ile karıştırılarak kullanılmaktadır fakat anlaşıldığı kadarıyla sizin için daha pratik bir yol gerekiyor. Bu nedenle size sprey boyaları tavsiye edebiliriz.



Bu sitede yayınlanan yazılar kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.Tüm hakları saklıdır.
Tema : Sipsi v1
BU KONULARA DA GÖZ ATABİLİRSİNclose
Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.
Email
Print